İçerikler:
ESWL nedir?
Taş tedavisinden sonra dikkat edilecek noktalar nelerdir?
ESWL nedir? (Extracorporal shock
wave litotripse)
Böbrek ve idrar yolu taşları vücut dışından yollanan
şok dalgalarla kırılmasıdır. İlk defa 1980 yılında Almanya'da Chaussy
tarafından klinik uygulaması yapılan bu yöntem günümüzde taş tedavisinin
ağrısız, cerrahi müdahale riski olmaksızın yaygın olarak kullanılan
en modern şeklidir. Cihazlar şok dalgasının elde ediliş şekline
göre (piezo-elektrik, spark gap, elektromanyetik) veya taşın görüntülenme
şekline göre (ultrasonografi, röntgen) farklılıklar gösterebilir.
Günümüzde böbrek taşları %90 - 95 oranında ESWL ile
kırılmaktadır ve ESWL bilinen en masum taş tedavi yöntemidir. Taşa
odaklanan şok dalgaları yüzeyde erozyon, taşın içinde taşa ait yapısal
elemanları birbirinden ayıran gerilim dalgası oluştururlar ve böylece
taş parçalanır.
ESWL yönteminde taşların kırılmasında başarı oranı
taşın bulunduğu yere, taşın yapısına ve büyüklüğüne göre değişir.
Taş böbrekle mesane arasında (üreterde) ise, idrar yolunu ve idrar
akışını engelliyorsa ve taşın boyutu büyükse ESWL başlamadan endoskopik
olarak duy kateter takılması önerilmektedir.
ESWL ile kolay kırılan taşlar sıraya göre şunlardır:
1. Struvite taşlar (enfeksiyon taşları)
2. Kalsiyum apatil
3. Ürik asit
4. Kalsiyum oksalat monohidrat
5. Sistit taşları
ESWL'nin önerilmediği hastalar şu grupta toplanır:
1. 3 cm.den büyük taşı olan hastalar
2. Hamile bayanlar (röntgenli cihazlar)
3. Kalp pili takılı hastalar, böbrek yetmezliği, abdominal aort
anevrizması olanlar
4. Kan sulandırıcı kullananlar (kanama riski olanlar)
5. İdrar yollarında darlık olanlar veya anomalisi olanlar
6. Aşırı şişman hastalar
ESWL'nin komplikasyonları
1. Böbrek çevresinde kanama (perineal hematom)
2. Uzun süreli tedavilerde malign hipertansiyon
3. Taş yollu oluşması (stein strasse)
4. Böbrek çevresinde zedelenme ve doku sertleşmesi (fibrozis)
Taş tedavisinden sonra dikkat edilecek
noktalar nelerdir?
ESWL tedavisi ile veya ameliyat ile taşınızın, tedavisinden
sonra tekrar oluşmaması için dikkat etmeniz gereken bazı noktaları
aşağıda kısaca bilginize sunuyoruz.
Genel bilgiler
Taşlı hastalarda taş tedavi edildikten sonra genellikle
%50 sinde tekrar oluşur. Bu oranı düşürebilmek için dikkat edilmesi
gereken bazı noktalar vardır. Bu noktaları yıllarca dikkatli bir
şekilde uygularsanız taş hastalığına yakalanma oranınız bariz bir
şekilde düşer. Yapılan taş tahliline göre taş hastasının kullanması
gereken özel ilaçların yanı sıra bir de her taş hastasının dikkatle
uygulaması gereken önlemler vardır. Bunlar:
1-Hareket
2-Su içmek
3-Gıda olmak üzere üç ana grupta toplanabilir.
Böbrek taşı genel olarak daha çok oturan ve şişman
insanlarda görülen bir hastalıktır. Kilonuzu normale düşürmek ve
aşırı alışkanlıklardan kaçmak (aşırı sigara, alkol, çeşitli gazozlar
gibi şekerli sıvılardan çok miktarlarda almak, veya çok yemek) sizin
için zararlıdır.
1. Hareket: Bu konuda dikkat edeceğiniz yaşınızın
ve genel durumunuzun müsaade ettiği oranda temiz havaya çıkmak,
tercihen koşmak veya bu mümkün değilse önce az olmak üzere sonra
gitgide artırarak haftada en az iki kere ip atlamak, secde veya
mum duruşu pozisyona gelen hastanın böbrek taşı olan tarafına hafif
darbeler indirilerek birikebilecek kumun dökülmesini sağlamak bir
daha taş oluşmasını önleyecek en önemli tedbirlerdendir.
2. Su: Taşlar idrardaki kristallerin birbirlerine
yapışması ile oluşur (idrar ne kadar koyu ise (konsantre ise) idrar
tuzları o kadar çabuk oluşabilir. Eğer bol miktarda su içerseniz
idrarınız o oranda daha açık olur. Böylelikle kristallerin yapışma
oranları daha azalır. Bir taş hastası için günlük idrar miktarı
1.5 - 2 litre civarında olması gerekmektedir. Demek ki normal olarak
kişinin günde 2 ile 2.5 it su içmesi gerekmektedir. Bu oran yaz
aylarında daha da yüksek olmalıdır. Sizin için yararlı olan içecekler
açık çay ve daha ziyade ıhlamur, nane, meyan kökü gibi doğal çayların
bir karışımıdır. Olabildiğince içine şeker koymayınız, hele hele
kilonuz fazla ise daha ziyade suni şekerle (mesela dulcaryl, sakarin)
içiniz. Doğal olarak limonata (şeker konulmaz ise) çok iyi bir içecektir.
Bunun yanı sıra çeşitli memba sularını tavsiye edebiliriz. Günlük
idrar miktarının 2 litreye yakın olup olmadığını kolayca kontrol
edebilirsiniz.
3. Gıdalar: Normal olarak bol vitaminli, az
şekerli, az hamurlu gıdalarda fayda vardır. Fazla kilo almamaya
dikkat etmek gerekir. Salata, meyve bol miktarda yenilmelidir. Makama,
pilav, tatlılardan börek, pasta çeşitlerinden kilolu hastaların
kaçınması gerekir.
Kontrol
Sık sık taşı oluşan hastanın 8 - 10 aylık sürelerde
bir ultrason ve idrar tahlili ile doktoru tarafından görülmesi gerekmektedir.
Unutmamak lazım ki taş oluşmasına bir de idrar yolundaki iltihaplar
neden olmaktadır. Eğer idrar tahlilinde, herhangi bir iltihaba ait
bir iz görülecek otursa doktorunuz bunun önlemini alır. Ayrıca idrar
tahlilinde idrarınızın ne kadar konsantre olduğu da görülür. Genel
olarak taş hastasının idrarındaki spesifik ağırlık 1015 in altında
olması hali daha sevindiricidir. Unutulmaması gereken her düşürülen
taş parçasının tahlil edilmesidir.
Kalsiyum oksalat taşı: Eğer tahlilinizde kalsiyum
oksalat taşı çıktıysa, süt mamullerinden ve bunun yanı sıra incir
ve kuru yemişlerden kaçınınız. Ayrıca kakao, çikolata, ıspanak mümkün
olabildiğince yememeye çalışınız. İçecek olarak yine süt ve sütlü
içecekleri, kakaoyu ve litresinde 100 mg dan fazla kalsiyum ihtiva
eden maden sularını ve alkollü içkileri içmemeye çalışınız. Bu tip
taşlar kandaki ürik asit seviyesi artınca da oluşabildiklerinden
bazı vakalarda ürik asit taşları için yaptığımız tavsiyelere de
dikkat etmek gerekebilir. 8-10 ayda bir doktor kontrolüne geldiğinizde
kanda ürik asit seviyesinin ölçülmesinde fayda olabilir.
Fosfat taşları: Fosfat taşları adı altında,
üç ayrı taş tipi vardır.
1-Magnezyum amonyum fosfat taşı
2-Apatit
3-Saf calcium fosfat taşları
İlk iki grup idrar yolu enfeksiyonlarında ve idrardaki
pH değeri 6.4 ün üstünde ise oluşurlar. Bu taşlarda enfeksiyonun
tedavisi ve gerekirse idrar pH sinin düşürülmesine çalışılması gereklidir.
Bu tip hastalarda bol et balık ve yumurta yenmesinde fayda vardır.
Çünkü bu gıdalar idrarın pH sını aşağıya çekerler, yani asitleştirirler.
Saf calcium fosfat taşlarında süt ve süt mamulleri,
kuru yemiş, incir, muz, portakal, mandalina türündeki yiyeceklerden
kaçınmak gerekir. Bu tip enfeksiyon taşlarda portakal suyu, mandalina
suyu, greyfurt suyu da içilmemelidir.
Ürik asit taşı: Saf ürik asit taşlarının alkalik
idrar içinde çözülme imkanı vardır. Bunun için ürik asit taşı olan
hastalarda daha çok patates, sebze, kepekli mamuller yemeleri önerilir.
Et ve protein alımını bilhassa sucuk, salam tipi şeyleri azaltılması
şarttır. Sakatat yememelidirler. Ayrıca balık konservelerinden kaçınmaları
gerekir. Fazla kahve ve maden suyu ürik asit taşlı hasta için faydalı
değildir. Bunun yanı sıra bol miktarda limon suyu, portakal, mandalina,
v.b. gibi meyvelerden idrarın daha alkalen bir pH ile çıkmasını
sağlamak için fayda vardır. Ayrıca doktorunuz idrar tahlilleriniz
ve kan tahlilleriniz neticesine göre size başka ilaç almanızın gerekip
gerekmeyeceğini söyleyecektir.
Geçmiş olsun dileklerimizle
Saygılar ile
Op. Dr. Hasan Cabbar
|